28 Şubat 2007

PARÇACIK MI, YOKSA DALGA MI?

Kuantum fiziğinden anlayabildiğim;varlıkta , olaylar arasında salt katı bir determinizmin olmadığı, bilgide ise kesin doğru ya da yanlışların olamayacağı. Her şey bir derece bu ,bir derece şu ve her bilgi bir derece doğru, bir derece yanlış.Sonuçta evrenin resminin-kesinçizgilerle- karakalemle değil, belki ancak suluboya ile yapılabileceği…Bu paradigmayla Türkiye’ye bakıldığında, dıştan görüldüğü gibi gerileme, ya da bazılarının iddia ettiği gibi ilerlemeden çok ; gerilim,kararsızlık gözlemleniyor:Saçaklanma anı öncesi kararsızlık(bocalama)…
Bu nedenle ,entelektüellerin, bilim adamlarının sadece bilgi üretmekle ve/veya tüketmekle yetinmeyip eyleme geçmesi, kriz yaratması gerekmekte.Diyelim ki: Batılıların bize, daha da önemlisi insanlık tarihine, düşüncesine haksızlık ettiği bir konuda;doğruya, gerçeğe daha yakın bir açıklama modeli geliştirdik. Sonra???Evet, sonrasında en iyi olasılıkla bu model görmezlikten gelinecektir Çünkü, değişen gerçekliği dile getiren mutlak doğruların olmadığı bir evrende; insanın özdeşlik ilkesine duyduğu gereksinimle, koşullanmayla, mutlak(!) doğruları belirleyen bir faktör olacaktır. Bu faktör güçtür . Ve bu güç doğruları belirleyerek eyleme geçen ve saldıran bir güçtür.Kararsızlık döneminin, olası tüm sonuçlarını (çatallanmanın yönünü)kestiremeyeceğimizi bile bile sadece düşünmekle yetinmeyip harekete geçmek gerekir.

Foton, parçacık mı, yoksa dalga mı?
Schrödinger’in kedisi yaşıyor mu;yoksa ölü mü?

Hiç yorum yok: